Mutasyon temel olarak yüzbinlerce bazdan oluşan DNA molekülünde baz çiftlerinde olan değişikliklerdir. Bir baz çiftinde olan değişiklik bile canlının yaşamını etkilemeye yetebilir. Mutasyon genetik çeşitliliğin en olağan kaynağıdır. Evrimi yönlendiren en önemli süreçtir. Yeni mutasyonların çoğu canlı için zararlıdır. Ama bazıları ya nötraldir, ya da yararlıdır. Genel olarak mutasyon oranı düşüktür. Bakterilerde 10 milyon nesilden yalnız birinde ortaya çıkar. Diğer canılarda oranı az veya çok olmak üzere değişebilir. Ender karşılaşılan yararlı mutasyonlar evrimden sorumludurlar. Zararlı mutasyonların oranı daha çok olduğundan mutasyon oranını genel olarak düşük olması canlılık için yararlıdır.
İnsanlar uzun yıllar yaşadıkları ve bakterilere göre sayıları çok daha az olduğundan mutasyon oranını saptamak çok zordur. Milyonda birin insanlarda karşılaşılan mutasyonların oranı olduğuna inanılmaktadır. X ışınları, viruslar, kimyasal maddeler, kozmik radyason mutasyona neden olabildiği gibi, mutasyonlar kendiliklerinden de ortaya çıkabilirler. Mitoz veya meyoz bölünme sırasında mutasyonların ortaya çıkması için gerekli koşullar oluşmaktadır. Mutasyonun kendiliğinden, ortamla ilgili bir nedene bağlı olmadan (spontane) olarak ortaya çıktığı 1943 yılında Nobel ödülüne sahip Max Debrück ve Salvador Luria tarafından bulunmuştur. Daha sonra bu konu yeterince aydınlanmıştır. Bu bilim adamlarına göre mutasyonun nedeni tesadüflerdir.
Bakteri kültürünü onları infekte eden fajlara maruz bırakırsak bazı bakterilerde spontane mutasyonların vuku bulduğunu görürüz. Bu bakteriler fajlara dirençlidirler.
Mutasyon olur ve doğal seçilime maruz kalır. Yani canlının mutasyondan nasıl etkilendiğini ancak yaşam mücadelesi ve çoğalma gibi süreçleri yapması sırasında anlamak mümkündür. Mutasyondan zararlı olarak etkilenenler bu süreç sırasında temizlenirler. Doğal seçilim sırasında yararlı ve nötral mutasyonların varlığını bilmeye olanak yoktur. Çünkü mutasyona uğramayan canlılar da yaşamaya devam edeceklerdir, yararlı ve nötral mutasyona uğrayan canlılar da yaşamaya devam edeceklerdir. Bu doğal fenomeni yanlış yorumlamak ve mutasyon her zaman zararlıdır sonucu çıkarmak aptalca bir hatadır. Bir kandırmacadır. En iyimser ihtimalle bir yanılsamadır.
Gametlerde ortaya çıkan mutasyon genomun sürekli bir elemanı olarak yeni nesillere geçebilir. Yeni tür ve organizmaların ortaya çıkmasının nedeni mutasyon ve doğal seçilimdir. Yararlı mutasyonların ender olması, türlerin yavaş bir tempo ile ortaya çıkmalarının en önemli nedenidir. Bazı canlı türleri genetik yapıları ile ilgili bazı niteliklerden dolayı milyonlarca yıl değişmezler. Onların sayısı çok azdır. Ama canlıların büyük çoğunluğu sürekli bir değişim içindedirler.
Mutasyon vücuttaki her hücreyi tutabilir. Mutasyon genetik değişikliktir demiştik. Canlıların genotipik nitelikleri ile, onun dışa yansıyan fenotipik nitelikleri vardır. Başka bir deyişle genlerle ilgili bazı nitelikler kendini hücrenin görünüşü şeklinde belli ederler. Bu görünüş bazan o kadar azdır ki, ancak biyokimsal yöntemlerle saptanabilir. Diğer bazı durumlarda ise abartılır ve hücrenin garip bir şekil almasına ve ölmesine bile neden olabilir.
Mutasyonları temel olarak ikiye ayırmak mümkündür.
Germinal mutasyonlar ilerde birleşerek gametleri oluşturacak hücreleri tutar. Yumurta ve sperm gibi.. Somatik mutasyonlar ise vücutta bulunan seks hücreleri dışındaki her hücrede ortaya çıkabilir. İnsanlarda germinal mutasyonlar yeni nesillere geçerken, somatik olanlar geçmezler. Tabii somatik mutasyonlar hücrelerin kanserleşmesinden de sorumlu olabilirler. Başka hastalıklar da ortaya çıkabilir. İleri bitkilerde ise somatik mutasyonun yeni nesillere geçtiği bilinmektedir. Çünkü bu bitkilerde çoğalma tohum üretmeden gerçekleşmektedir. Bir dalı çeşitlin yöntemlerle bitki üretiminde kullanırsak, onda vuku bulmuş olan somatik mutasyon yeni nesillere geçecektir.
Devam edecek..
HACI
HACI- 05-13-2007
Türkiye’de 5 milyon aracın olduğunu varsayalım. Hergün onlardan milyonda birisi çarpışsa, beş araç bundan etkilenecektir. Mutasyonların çoğunun zararlı olduklarına değindik. Bu kaza analojisini mutasyona uygulayalım. Bazı kazaların ölümlere neden olması gibi, mutasyonların çoğunun zararlı olduğunu düşünelim. Diğer kazalarda ise araçlarda hiç zarar ortaya çıkmaması gibi bir durum söz konusu olabilir ve onlar için nötral mutasyonlar diyebiliriz. Yararlı kaza olur mu? Olur elbette. Bazı kazalar ki ölüme ve hasara neden olmazlar ama, araçta bulunan önemli bir soruna işaret ederler ve biz onları tamir ettiririz. Kazadan veya kaza olma tehlikesinden sonra araçı yakından inceler ve bazı defetkleri görürüz. Frenlerin aşınması gibi.. Mutasyonlarda da arada bir böyle yararlı mutasyonlar ortaya çıkar ve onlar nötral olanlarla birlikte birikirler. Biz aracımızı tamir ettiririz. Doğa da tamir etmeye çalışır ama, çoğu kere bunu yapamaz ve nötral mutasyonlar gibi, yararlı mutasyonlar da değişmeden kalırlar.
Hangi araçların kaza yapacağını önceden bilmek mümkün değildir ama, kazaya eğilimi olan araçları sürücülerinden tanımak mümkündür. Bazıları uykusuz ve yorgundur. Diğerleri içkili ve deneyimsizdir. Aynı şekilde hangi hücrede DNA’nın nasıl mutasyona uğrayacağını bilemeyiz ama, hesaplamak mümkündür.
Kazalarda olduğu gibi, bazı faktörler vardır ki onlar hücrelerde mutasyona neden olurlar. Onlara mutajen (mutagen) denir.Daha önce onlara değinmiştim. X ışınları, kimyasal maddeler vs. Bunlar DNA molekülleri ile tepkileşerek onun bazlarında değişikliklere neden olabilirler. Tabii bu arada spontane mutasyonlar da ortaya çıkmaktadırlar. Onlardan tümüyle kurtulmak olanaksızdır. Çünkü çevrede doğal radyason vardır ve bütün canlılar onlara maruz kalmaktadırlar. Bu doğal mutasyon canlıdan canlıya olduğu gibi hücreden hüceye göre de değişir.
Mutasyonların çeşitlerini incelemeye devam edelim.
Nokta mutasyon: En basit mutasyon budur ve tek bir baz çiftini tutar. Bu mutasyon bazan hücrenin işlevlerini etkilemez, bazan etkiler. Nokta mutasyonundan dolayı protein molekülünde mevcut onbinlerce amino asitlerden yalnız birisinin yerini başka bir amino asit almıştır. Bu protein molekülü işlevsiz ise, buna saçma mutasyon denir. Nötral mutasyonda ortaya çıkan değişiklik ne yararlıdır, ne de zararlı. Hücrenin yapısı ve işlevleri değişmez. Bazan mutasyon daha geniş bir kromozom parçasını tutar ve bundan birden fazla baz etkilenir. Deletion denen mutasyon türünde yüzlerce, hatta binlerce baz kaybolur. Daha az baz kaybolunca onların tamiri mümkündür. Ama sayı çok olunca tamir edilemezler. Bu arada nokta mutasyonları ile ilgili bir yorum yapmak istiyorum.Bazı durumlarda onların tamiri mümkündür. Hücrelerde DNA zedelenmelerini tamir eden enzimler vardır.
Duplikasyon (çiftlenme) denen durumda bir DNA segmenti, aslına sadık kalacak şekilde çoğalır. Bu çoğalma aslında evrim için en önemli mutasyon türüdür. Bu süreç yeni bir kromozomun ortaya çıkmasına bile neden olabilir. Aynı genler çoğaldıklarından yedek genlerden bahsedilebilir. Kopyaların birinde bir gen mutasyona uğrarsa, diğeri değişmeyeceği için hücrenin temel işlevi de değişmemiş olur. Bazı durumlarda çoğalan genler canlının ortama daha iyi uymasını sağlar ve onlar yeni nesillere geçirilirler.
Translokasyon denen mutasyonda kısa veya uzun bir DNA segmenti, bulunduğu yerden kopar ve başka bir yere tutunur. Ya aynı kromozomda kalır bu segment, ya da başka bir kromozoma taşınır.
Bazan bir DNA segmenti kopar ve ters dönerek bulunduğu yere tekra tutunur. Bu mutasyon için de inversiyon terimi kullanılır. Bunda gen miktarı değişmemiştir ama, genetik informasyon değişmiştir. İnversiyonların bazıları yararlıdır. Onlar yeni nesillere geçirilirler. Bu böcekler için daha kesindir. İnsanlarda inversiyonun yararlı etkisi kesin olarak gösterilememiştir.
Devamı var.
HACI
anibal- 05-13-2007
Devam etmeden, bir kaç ekleme yapayım. Boyuna radyasyon mutasyona yol açar diyoruz. Pek çokları bunu "Atom bombası" olarak alacaktır. Radsyasyon, uzaydan bolca gelir. Temelde iki türü vardır, iyonize radyasyon. Bu mesela güneş rüzgarı ile dünyaya ulaşır. Tanımı, yükünün bir elektronu çekirdekten koparıp alabilecek kadar güçlü olmasından gelir. Elektronsuz kalan bir molekülde sapıtmaya mahkum moleküldür. Bu yüksek enerjili radyasyon çoğu durumda ölümcül sonuçlara yol açar. Manyetik alan bizi bundan büyük ölçüde korur ama, dünyanın manyetik alanı zırt pırt değişir, kaybolur vs. Bilhassa bu dönemlerde canlıların yoğun mutasyon geçirmeleri beklenir.
Ama asıl önemlisi iyonize etmeyen radyasyondur. bunun da başında Ultraviyole ışık gelir ki, Güneşten bolcası dünyaya ulaşır. Bu ışık DNA tarafından emilir ve enerji seviyelerinde değişikliğe yol açar. Bu da kimyasal tepkimeleri değiştirerek DNA'yı bozar.
Bu etkiler büyük çapta sorunlara yol açacağı için kolayca görünürler. Kafasından bacak çıkan böceklere filan sebep olurlar. Ama genelde sonuç kanserdir, canlıyı sona doğru götürür. Bunların çok çok ender bir kısmı canlıya faydalı olur. Nasıl derseniz, Güller aslen kanserle gelişen bir mutasyonun sonucudur. Bildiğimiz gül.. Bu rosecaea familyasından, kuşburnundan kanserleşme ile türemiş bir türdür.
Radyasyona bağlı mutasyonların canlıların evriminde çok kritik bir yer almadığı düşünülmektedir. Çünki Hacı'nın sanırım devamında ele almayı planladığı Geniş yapılardaki mutasyonlar bu işlerde çok çok daha etkilidir. Hacı'nın anlattıkları daha ziyade düşük ölçekli mutasyonlar olarak bilinir. bunlar birikebilir veya doğrudan bir şekilde geniş ölçekli mutasyonlar ortaya çıkabilir.
Eğer anlaşılmazsa temel DNA bilgilerini ben eklemeye çalışırım, tabi fırsat olursa..
HACI- 05-13-2007
Mutasyon konusunu tartışmaya devam edelim.. Biraz da yararlı mutasyonlara değinelim. Her yararlı mutasyonu tanımak mümkün değildir. Hatta çoğunu tanımak mümkün olmayabilir. Ama bir tür yararlı mutasyon vardır ki, tanınması mümkündür.
Bu mutasyonların etkisi on-off şeklinde, bazı durumlarda manifet olmakta, diğer durumlarda ise etkisi kaybolmaktadır. Bunlara conditional mutations (koşullu mutasyonlar) denmektedir. Bu mutasyonlar bazı koşullarda hücrenin fenotipinde değişiklikler yapmakta, koşullar değişince bu değişiklikler yok olmaktadır.
Örneğin ısıya duyarlı (temperatur sensitive) mutasyonlar böyledirler. Koşullu mutasyonun manifest olması için ortamın ısısının değişmesi gerekmektedir. Artan veya düşen ısıya verilen yanıt, canlının ortama iyi uyması için gereklidir. Bu yüzden bu mutasyon türü tipik bir yararlı mutasyon örneğidir.
HACI
anibal- 05-13-2007
Genetik aslen çok çok yeni bir bilim. Henüz doksanların ortasında filan bir mutasyonu, ahada mutasyon diyebilir hale geldik. 70'lerde DNA çözümü yapılabiliyordu, buna istinaden genetik farkların dökümü çıkarılabiliyordu. Fakat, günümüzde bu mutasyonun ne zaman meydana geldiğinin vs. dökümü yapılabiliyor. Bu da bize bir sürü faydalı mutasyonun olduğunu gösteriyor.
En ilginçlerinden biride, CCR5-Delta32 deletion vakasıdır. 700 yıl kadar önce meydana gelen bu mutasyon AIDS'e direnç kazandırmaktadır. 700 yıldan beri ise AIDS bilinmemekte, son yüzyılda tahminen maymunlardan insanlara geçmiş bir illettir. Hadi buyur.. 700 yıl önceki mutasyon bugün ortaya çıkıyor. Bir diğer mutasyon ise orak hücreli anemi yapar ama malaryaya bağışıklık sağlar. Bu mutasyon afrikalılarda görülür. Eee, derseniz, insanın adem ile havvadan gelmediğini kesin olarak kanıtlar, öyle olsaydı bu mutasyonlar hepimizde olurdu.
Peki bunlar ufak şeyler mi? Değil. Malarya ciddi bir sorundur, ölümcüldür. Bu bağışıklık onlara avantaj sağlarken, onların başka fiziksel özelliklerinin de sürmesini sağlar. Diyelim bu bağışıklığa sahip olanların burunları uzamaya meyilli. Bir süre sonra burun uzunluğu giderek artan bir insan türü hakim olur. Görünürde uzun burunlu olmanın bir avantajı yoktur. Ama genetik olarak bu tür kritik avantajlar benzer şekilde önemsiz görünen başka gelişmelerin öne çıkmasına yol açar. Sizde bakar, bakar doğal seleksiyon olsaydı bu burunlar böyle uzamazdı, bunların faydası yok, körlemesi icap ederdi vs. dersiniz. Doğal seleksiyonun neyi seçtiğini ancak seçildikten sonra eğer şanslıysanız anlayabilirsiniz..
HACI- 05-13-2007
Bilimsel teknik bilgiye sahip olanlar aşağıdaki kaynaklardan yararlı mutasyonları inceleyebilirler..
Mutasyon çeşitlerini örneklerle belirtelim.. En üstte mutasyona uğramamış DNA'ı bir cümle simgelesin. O cümle şu: Herşeyin yalnız bir doğrusu vardır. Onun altında mutasyon türlerine bağlı olarak bu cümlenin nasıl değiştiğini göreceksiniz. Mutasyon bold harflerle belirtilmiştir.
Normal DNA.......... Herşeyin yalnız bir doğrusu vardır.
Nokta Mutasyon.....Her şeyin yalnız zir doğrusu vardır Ek, İlave.............. Herşeyin yalnız bir mi doğrusu vardır. Çoğalma............. Herşeyin yalnız bir birdoğrusu vardır.
Çifte kromozom... Herşeyin yalnız bir doğrusu vardır. ......................... Herşeyin yalnız bir doğrusu vardır.
Translocation...... Yalnız herşeyin bir doğrusu vardır Yer Değşitirme
Ters yer değiştirme....... Herşeyin zinlay bir doğrusu vardır.
HACI
drekinci- 05-13-2007
Bir mütasyonun yararlı veya zararlı olduğunun ölçüsü doğal seçilim süreci sonrası ortaya çıkar. İçinde bulunduğu doğal ortamın şartlarına karşın bir avantaj sağlıyor ise yararlı, sağlamayor ise zararlı veya dezavantajlı olduğuna karar verilir.
Zararlı mütasyonların daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak ölümle sonuçlandığı için ve ölüm istatistikleri tutulamadığı için milyarlarcası yok olup gittiği için pek farkedilmemektedir. Ancak yaşamda kalmak zordur. binlerce, milyonlarca mütasyondan birkaçı işe yarar. Ama yaşamda biriktiği için göze görünenler bunlar olur.
Üremede bile aynı kaygı vardır. Yalnız bir kaçı yaşamda kalabilsin diye Milyonlarca normal tohum üretir canlılar. Normal üretimin milyonlarcasından birkaçı yaşamda kalabiliyorsa. Anormal üretim bunlardan daha fazla olmalıdır. _________________ kerpiç kerpiç üstüne kurdum binayı.
HACI- 05-13-2007
Sevgili Drekinci... Bence yararlı mutasyon sayısı sanıldığı kadar az olmamalıdır. Zararlı mutasyonların çok olmasının nedeni onları tanımanın kolay olmasıdır. Yararlı veya nötral mutasyonları tanımaya olanak yoktur. Bence bütün sorun bundan kaynaklanmaktadır..
Acaba diğer arkadaşlar bu konuda ne düşünüyorlar? Selamlar
bilal- 05-13-2007
Bence de mantikli, dusunurseniz genomda bir cok polimorfism var. Polimorfsmler sonucta zararsiz mutasyonlar olarak dusunulebilir cunku gen dizisi farklari var kisiden kisiye.
HACI- 05-13-2007
Benim iletimin özü şudur:
Zararlı mutasyonları hemen görüp tanıyabilirsiniz. Çünkü canlı yaşayamaz. Ölür. Ya da istenmeyen, uygun olmayan bir morfolojiye bürünmüştür.
Yararlı ve nötral mutasyonları ise tanımaya ve lokalize etmeye olanak yoktur. Çünkü çoğu kere onlar etkilerini müphem kimyasal tepkileşmeler şeklinde belli ederler veya hiç belli etmezler. Beklerler.. Zamanla birikirler. Onların çoğu yalnız koşullar değişince manifest hale gelirler. Yapılan deneylerin ve gözlemlerin birçoğu bu ilginç durumla açıkanabilmektedir.
Size somut bir örnek vererek konuya açıklık getirmek istiyorum..
Yaşamak için dışardan gıda almak zorundayız. Bu gıdaların çoğu yararlı ve gereklidir. Bazıları ise temel gıda maddeleridir. Onlarsız varlığımızı sürdüremeyiz. Örneğin bazı esansiyel vitaminler bu kategoriye girerler. Normalde onların görünen, dikkat çeken hiç bir etkisi yoktur. Ancak eksikliklerini farkedebiliriz.
Bu paradigmayı mutasyona uygulayalım.....
Yararlı mutasyonlar her an vuku bulmaktadırlar. Ama onların vuku bulduğunu gösteren en ufak bir belirti bile yoktur. Yararlı mutasyonlar doğal seçilime bile maruz kalabilirler.. Bu süreç sırasında ya tutulurlar ya da elimine edilirler. Biz bu süreçlerin de farkında olamayız.. Çünkü çoğu kere bunlar metabolik tepkileşmelerle ilgilidirler. Onları bir tür kolaylaştırırlar veya hızlandırırlar. Evrim temel olarak kimyasal bir süreçtir.
alp- 05-13-2007
QUOTE
Yararlı mutasyonlar her an vuku bulmaktadırlar. Ama onların vuku bulduğunu gösteren en ufak bir belirti bile yoktur.
Şimdi siz bana hala yararlı mutasyonlar yoktur diyebilir misiniz? Bu iddianızı destekleyen ne gibi delilere sahipsiniz?
Bunlar tamamen sizin görüşünüz, zaten belirtmişsinizde "Yararlı mutasyonların vuku bulduğunu gösteren en ufak bir belirti bile yoktur. " diyerek...
Benim bildiğim kadarıyla bilim adamları, çok hızlı ürediği ve mutasyona uğratılması kolay olduğu için, meyve sinekleri üzerinde onyıllarca mutasyon denemeleri yaptılar. Bu canlılar olabilecek her türlü mutasyona milyonlarca kez uğratıldı. Ama tek bir faydalı mutasyon gözlemlenmemişti..
Nitekim bugüne kadar hiçbir yararlı mutasyon örneği gözlemlenmedi. Tüm mutasyonların zararlı olduğu görüldü.
varsada specific örnekler verirseniz sevinirim....
bilal- 05-13-2007
Sineklerle ilgili verdiginiz ornek bu konuya uygun degil. Neden derseniz. Orada olan mutasyonlar icinden secim yaparken zararli olanlari seciyoruz zaten. Yapilan mutasyon taramalarinin amaci belirli bir fonksyonu, organin gelisimini vs kontrol eden genleri bulmak oldugu icin merak edilen fonksyonun normal calismasini etkileyen mutasyonlar seciliyor.
Yani rastlantisal mutasyonlar yaratilip sineklerin yeni bir ortama konulup avantajli olanlarinin secildigi falan yok. deney oyle tasarlanmayinca o mutasyonalrin da bulunmasina imkan yok tabiki.
Bir de kullanilan mutajenler onemli. Sinekler uzerinde yapilan deneylerde genelde kimyasal maddeler, X-isinlari, gama isinlari gibi guclu mutajenler kullaniliyor. Bunlarin yaptigi mutasyonlar genellikle dogada kendiliginden olabilecek mutasyonlardan cok daha guclu oluyor. Nitekim onceden tartisilmis su baslikta dogada gorulen turlesmeye giden, yararli olduklari icin secilmis mutasyonlarin genlerin fonksyonunu dogrudan etkileyen bolgelerde degil de genlerin kontrol bolgelerinde oldugu tartisilmisti. Yapilan mutasyon taramalarinda genelde bu tur mutasyonlar bulunmuyor.
Sinekler hakkinda bu kadar cok seyi nerden bildigimi sorarsaniz da su anda bir sinek labinda doktora yapiyorum ve bahsi gecen mutasyon taramalarinda birinde ben de calistim. Hatta su anki projelerimden biri bu taramadan elde ettigimiz iki mutasyona dayaniyor.
Diger bir noktada bu tur taramalarin sadece sineklerde yapilmadigini bilmenizi isterim. Bir fonksyon vs. hakkinda cok daha fazla bilgi ogrenmek icin cok guclu bir yontem oldugundan diger organizmalarda da, mesela yuvarlak solucan, balik kullaniliyor bu yontem.
explorer- 05-13-2007
California Stanford universitesinde bilim adamları tarafından 2005 mart ayından bu yana sürdürülen yeni bir çalışma stickleback balığında yararlı mutasyonlar olabileceğini kanıtladı.
15 Balık üzerinde farklı genlere mutasyon uygulandı..
Sonuç ise şaşırtıcı idi.
önceleri üst ve alt "armor" larını kaybeden balığın yaşama ihtimali az gibi görünürken. Daha sonra bu balığın iskelet sisteminde değişimler oldugu kuyrugunun daha uzun bir hal aldıgı ve eski türlerine göre daha hızlı hareket kabiliyetine ulaştıgı kanıtlandı.
Dr. David Kingsley'nin konusmasini dinleyip kendisiyle konusma firsati buldum. Dr. Kingsley yukarda anlatilan arastirmayi yapan kisi. Yaptiklari arastirmada dunyanin dort bir kosesinde bulunan bu baligin turlerini alip onlardaki gorulen bu farkli fenotiplerin hangi genlerdeki degisikliklerden oldugunu bulmaya calisiyorlar. Amaclari evrimde gorulen bu onemli degisimlerin mesela armor plate'in azalmasi kac tane ve ne tur genlerde olan ne tip mutasyonlar ile gerceklestigi gormek. Genel olarak gozledikleri mutasyonlarin cogunlukla master regulator denen (yani organin, dokunun olusumunu kontrol eden ust seviyedeki genler) genlerin protein kodlayan kisimlarinda degil, transkripsyon kontrolu bolgelerinde oldugunu gormusler. Bu mutasyonlar kurucu popuklasyonda varmis ve sonradan secilmisler gibi duruyor, yine de bunu diyebilmek icin bence daha fazla gozlem yapilmasi gerekli. Bu tur kontrol bolgesinde olan mutasyonlarin avantaji gen fonksyonunun tumuyle yitirilmesi yerine sadece belirli bir dokuveya organdaki fonksyonun yitirilmesi.
Mutasyonlari herhangi bir yontem ile yaratmiyorlar yani. Dogal olarak bulunan farklari alip mutasyon nerdeymis onu bulmaya calisiyorlar.
Forumer™ is Voted #1 Free Forum Hosting provider
Build your own community today with the largest message board hosting company.